evde oturarak ek geliriniz olsun istermisiniz?
http://www.erolmarketing.org/ref.aspx?rcn=19355
tıklamanız yeterli
bilgi edinmek için :
sasmaz_s@hotmail.com -- yenigelir.com@hotmail.com
http://www.erolmarketing.org/ref.aspx?rcn=19355
tıklamanız yeterli
bilgi edinmek için :
sasmaz_s@hotmail.com -- yenigelir.com@hotmail.com

Hak teâlâ, Muhammed aleyhisselâmın dîni yolunda ilerlemenizi ve sizi her bakımdan kendisine bağlamasını nasîb eylesin! Kıymetli ve anlayışlı oğlum! Hergün insanın karşılaşdığı herşey, Allahü teâlânın dilemesi ve yaratması ile var olmakdadır.
Bunun için, irâdelerimizi Onun irâdesine uydurmalıyız! Karşılaşdığımız herşeyi, aradığımız şeyler olarak görmeliyiz ve bunlara kavuşduğumuz için sevinmeliyiz! Kulluk böyle olur.
Kul isek, böyle olmalıyız! Böyle olmamak, kulluğu kabûl etmemek ve sâhibine karşı gelmek olur.
Allahü teâlâ, (Hadîs-i kudsî)de buyuruyor ki, (Kazâ ve kaderime râzı olmıyan, beğenmiyen ve gönderdiğim belâlara sabr etmiyen, benden başka Rab arasın.
Yeryüzünde kulum olarak bulunmasın!). Evet fakîrler, kimsesizler ve himâyeniz altında yaşamış olan çok kimseler, kendilerini gözetdiğiniz ve koruduğunuz için, râhat ediyorlardı.
Üzüntü nedir bilmiyorlardı. Onların hakîkî sâhibi, kendilerini yine korur. Siz her zemân iyiliklerinizle anılacaksınız.
Allahü teâlâ, iyiliklerinizin karşılığını, dünyâda da, âhıretde de, bol bol ihsân eylesin!
Yavrum! Gençlikde, nefsin arzûları, insanı kapladığı gibi, ilm öğrenilecek, ibâdet yapılacak en kârlı zemân da gençlikdir. Gençlikde, şehvetin, asabiyyetin kapladığı ânlarda, islâmiyyetin bir emrini yerine getirmek, ihtiyârlıkda yapılan aynı ibâdetden çok üstün ve kıymetli olur. [Hele başka mâni’ler de araya katılırsa, bunları dinlemeyip yapılan ibâdetin sevâbı o kadar çokdur ki, ancak Allahü teâlâ bilir.] Çünki, mâni’ler karşısında, ibâdeti yapmak güçlüğü, sıkıntısı, o ibâdetlerin, şânını, şerefini göklere çıkarır. Mâni’ olmayarak, kolay yapılan ibâdetler, aşağıda kalır. Bunun içindir ki, insanların yüksekleri, meleklerin yükseklerinden dahâ üstün olmuşdur. Çünki insan, mâni’ler arasında ibâdet ediyor. Melekler ise, mâni’ olmadan emre itâ’at ediyor. Harb zemânında, askerin kıymeti artar ve muhârebede ufak bir hizmetleri, sulh zemânındaki büyük gayretlerinden dahâ kıymetli olur. Gençlik arzûları, Allahü teâlânın düşmanı olan nefsin ve şeytânın sevdiği şeylerdir. İslâmiyyete uygun şeyler ise, Allahü teâlânın sevdiği şeylerdir. Allahü teâlânın düşmanlarını sevindirip, bütün ni’metleri veren, hakîkî sâhibi gazaba getirmek, akllı ve zekî insanların yapacağı şey değildir. Allahü teâlâ, hepimize akla uygun hareketler nasîb edip, nefse, şeytâna ve zındıkların, ya’nî müslimân ismini taşıyan din düşmanlarının sözlerine ve yazılarına aldanmakdan muhâfaza buyursun! [Hele dinsizlerin, müslimânlarla alay edenlerin çoğaldığı, müslimân evlâdlarını dinden çıkaran propagandaların yayıldığı zemânda yapılan az bir ibâdete, doğru olmak şartı ile, katkat çok sevâb verilecekdir. Peygamberimiz “sallallahü aleyhi ve sellem” buyurdu ki, (Ey Eshâbım! Siz öyle bir zemânda geldiniz ki, Allahü teâlânın emrlerinden onda dokuzunu yapıp, birini yapmazsanız, helâk olursunuz, Cehenneme gidersiniz! Bir zemân gelecek ki, o zemânın mü’minleri, emrlerin birini yapabilip, dokuzunu bıraksalar, Cehennemden kurtulurlar. O zemânda îmânı olanlara müjdeler olsun!)].
Allahü teâlâ, hayrlı ömürler ihsân buyursun! Se’âdet, iyilikler verip, başınızdan geçen acıları unutdursun!