ANA-BABA HAKLARI

ANA-BABA HAKLARI

 

Saygı: Çocuklar her zaman ana-babaya hürmet etmeli. Yanlarında saygısızlık etmemeli, onlara karşı asla bıkkınlık gösterip yüz ekşitmemeli.


İtaat: Evladın ana-babanın meşru tekliflerine itaati vaciptir. Yapılması haram olan şey veya farz olanın terki teklif edilirse, o isteğe uyulmaz.


Hizmet: Ana-babanın hizmetlerini seve seve yapmalı. Onların teklifini beklemeden yardımlarına koşmalı. Hizmette annenin hakkı önce gelir. Hürmette ise baba hakkı öndedir.


Güzel söz: Ana-babaya güzel sözle, yumuşak ifadelerle hitap etmeli. Kesinlikle azarlama tarzında sert ve kalp kırıcı sözler söylememeli. Onları isimleriyle çağırmamalı.

 

İsyan etmemek: Ana-babaya karşı gelmekten, gönüllerini kıracak davranışlardan sakınmalı. Ana-babaya isyan, hakaret, eza ve cefa haramdır. Ana-baba da hatalı davranışlarıyla, evladını isyan ve itaatsizliğe sürüklememeli.


Amirlik etmemek: Ana-babasında bir kötülük ve yanlışlığa şahit olan evlat, güzel ikazla ondan vazgeçirmeye çalışmalı. Emir verircesine yüksek sesle azarlamaktan sakınmalı.


Sabır: Ana-babaya itaat yolunda karşılaşılan güçlüklere tahammül gerekir. Onlar bize eziyet ve kötülük etseler dahi, biz onlara çeşitli yollarla iyilik etmeliyiz. Şüphesiz ki böyle külfetlerin zamanla büyük nimetleri görülecektir.


Dua almak: Çocuklar, ana-babasının hayır duasını almalı, beddualarından korunmalı. Ana-babanın duası makbuldür. Ancak ana-baba da çocuklarına bedduadan sakınmalı.


Gönül almak: Bir işe teşebbüs edilirken ana-babanın da gönlünü almalı ve rızasını kollamalı. Evlenme teşebbüsünde bulunan gençler, ana-babanın rızasını dikkate almaya çalışmalı.


Bağış: Vefat eden ana-baba namına hayır-hasenatta bulunup, sevabını onların ruhuna bağışlamalı. Zaman zaman kabirlerini ziyarete gitmeli. Kur'an okuyup hayır duaları etmeli.

Yorum (6) Yorum yaz!

Evli Kadınlar İçin Önemli Konular .

Evli Kadınlar İçin Önemli Konular .

 

Güleryüz: Kadın, erkeğine karşı güler yüzlü, tatlı sözlü olmaya çalışmalı. Kocasının iyiliklerine karşı teşekkür etmek de, güzel bir nezaket halidir.İtaat: Kadın, eşinin meşru isteklerine itaat etmeli, sözlerini dinlemeli. Ancak haram işlemeye ve farzın terkine yönelik yersiz bir istek karşısında kimseye itaat gerekmez.


Ev idaresi: Ev idaresinde kadın lüks ve israftan kaçınmalı. Evdeki eşyaları temiz ve idareli kullanmalı. Ev masraflarında kadının savurganlığı iyi değildir. Tutumlu olması gerekir. Buna dikkat etmeyen aileler sıkıntıya düşerler.


İzin almak: Eşinden izinsiz ve lüzumsuz dışarılarda gezmekten kaçınmalıdır. Ancak ana-baba ve yakın akrabalar, lüzum ve ihtiyaç halinde izinsiz de olsa ziyaret edilebilir.


Süslenme: Kadın, evindeki süs ve giyimiyle erkeğine cazip görünebilmeli. Bu süslenme faydalı ve lüzumludur. Fakat kadın, sadece eşi için süslenmeli, dışarıya karşı değil!


Tenkitten çekinmek: Kadın, erkeğine karşı olur olmaz şeyler için tenkitte bulunmaktan ve ona emir verir gibi tavır almaktan sakınmalı. Hiç bir erkek, eşinin ona emir vermesinden hoşlanmaz.


Dedikodu: Bağırıp çağırmaktan, gevezelik etmekten, başkalarının dedikodusunu yapmaktan kadınlar titizlikle sakınmalı. Huzursuzlukların baş sebebi dildir, bunu unutmamalı.


Alaydan sakınmak: Kadın, şaka dahi olsa eşi ile alay etmemeli. Ona hakarette bulunmamalı. Hele bunu başkalarının yanında asla yapmamalı. Ayrıca ikide bir kendini ve sülalesini övmekten sakınmalı.


Şikayetçi olmamak: Erkek eve döndüğü zaman kadın, bir takım sıkıntı ve şikayetleri öne sürerek huzur bozmaktan sakınmalı. Ailedeki kaynana kayınbaba ile de iyi geçinmelidir.


Engel çıkarmamak: Kadın, eşinin ilmi ve fikri çalışmalarına engel olmaktan sakınmalı. İlim ve fikir mesleğinde hizmet görenler, bunları evlilik hayatına feda edemezler.

 

Yorum (yok) Yorum yaz!

AİLE SAADETİ

Aile saadetini kazanmanın yolları

İnsanlık denilen ve dünyanın dört bir yanına yayılan bu büyük ağacın çekirdeği ailedir. Neden “aile” üzerinde bu kadar çok duruyoruz?

Çünkü bir aile en az iki kişiden oluşur. İnsan problem üreten bir mekanizmadır. Bu sebepten aile fertleri durup dururken problem üretirler ve ailenin huzurunu bozarlar. Aile fertleri fizik, kimya, astronomi bilebilir, ama aile huzuru nasıl temin edilir, bunu bilmeyebilirler veya beceremezler. Almanya'da bir kadın yanıma geldi. “Kocam beni bıraktı, Alman bir kadınla evlendi.” dedi. Dedim ki: “Kardeşim, sen de kadınsın o da kadın. Niye seni bırakıp onu alıyor? Bunu araştırdın mı?” “Hayır” dedi. Halbuki mesut olmak, ilim ve sanat işidir. İnsanlık tarihi boyunca mesut olanların sayısı çoktur. Demek ki bizim de mesut olma ihtimalimiz var. Yine bir gün bir hanım geldi dedi ki: “Kaynanam bana büyü yaptı, kocam beni sevmiyor. Ne yapayım?” Kendisine kalem kâğıt verdim, “yaz” dedim. Dedi ki, “Türkçe nuska olur mu?” “Allah her yazıyı bilir.” dedim ve yazdırdım.

1- Kocanı tenkit etmeyeceksin.

2- Çocuğunla meşgul olduğun kadar kocanla da meşgul olacaksın.

3- Kocanın akrabalarına iyi davranacaksın.

4- Dargın durmayacaksın.

Dedi ki: “Ben bunları yapsam kocamla aram düzelir.” Kardeşim büyü müyü gibi lafları bırakın, yanlış hareketler büyüden daha kötüdür. Aile kavgaları daima basit şeylerden çıkar. Mesela çoraplarını atma, yemek hazır değil gibi basit şeyler kavgaya sebep olmaktadır. Büyüklerimiz derdi ki, eşlerden biri taş ise diğeri toprak olmalı. Allah'ın rahmetinden yani yağmurdan en çok faydalanan topraktır. Toprak gibi alçakgönüllü olan yağmura da vesile olur.

Bir tanesi dedi ki: “Fedakârlıkların bütününü kadınlardan beklemeyin.” Fedakârlığı kadından beklemiyoruz, fazileti kadından bekliyoruz. Çünkü kadın anadır, bacıdır, baş tacıdır. Kız çocukları Allah'ın emanetidir. Aile saadeti en büyük hazinedir.

“İlim çoğaldıkça gurur eksilir,

Alim olan kendini bilmez bilir.”

Aile fertleri birbirine üstünlük taslamamalı. Şeker çayda nasıl eriyor, ona tat veriyorsa aile üyeleri de aile bütünlüğü içinde öyle erimeli ve hayat tatlanmalı. Sarmaşık demiş ki: “Allah'ım ben çok zayıfım, ayakta duramıyorum.” Her sarmaşık bir ağaca sarılır, hayatlarını beraber devam ettirirler. Hayat yardımlaşmadır. Bulutun toprağa, toprağın ağaçlara, ağaçların canlılara yaptığı hizmeti düşünürsek hayatın yardımlaşma olduğu daha iyi anlaşılır.

Hadis-i şerifte mealen şöyle buyruluyor: “İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır.” Bunu aile planında düşünürsek, eşlerin en hayırlısı eşine faydalı olandır. Bir kadın kocası kendisinden razı olarak ölürse cennete girecektir. Kadın da kocasından memnunsa koca sevap alır. Çünkü Allah'ın emanetine sahip çıkmıştır.

Bir ağaç, binlerce hücreden meydana gelir. Ağacın kökü, gövdesi, yaprakları, çiçekleri meyve için seferber olur. Bu fiili dua için Allah kocaman ağacı çekirdeğinin içine yerleştirir. Ağaç bir kitapsa çekirdekler o kitabın noktalarıdır. Her noktada kitap yeniden yazılmış. Hiçbir şey başıboş değildir. Bir ailede kavga varsa o ailede İslami anlayış çok noksandır. Kavgasız bir dünyayı herkese tavsiye ederiz. Duamız bu yöndedir.

 

kaynak:hekimoğlu ismail

 

Yorum (yok) Yorum yaz!